21 Ağustos 2016 Pazar

Özgüven


Herkese merhaba! Benden özgüven hakkında yazı yazmamı isteyen birkaç kişi olmuştu. Ne söyleyeceğim hakkında bir fikrim yok ama başlarsam belki gelir devamı. Umarım biraz faydası olur.

Öncelikle kendini tanıyor musun? İyi veya kötü yönlerinle, fiziksel ya da kişisel tüm özelliklerinle kendini kabul ediyor musun? Seviyor musun? Negatif şeyleri de kendine yakıştırıp onlarla dalga geçebiliyor musun? Hatalarınla kendini sevip seni bugüne getiren şeylerin onlar olduğunu biliyor musun? Eğer bu sorulardan birinde bile biraz düşündüysen bunu yenmeye çalış. İnsan kendini sevince, her adımını özgüvenle atar. Kendini her şekilde kabul ettiğin an,insanın en büyük doygunluğudur bence hayatındaki. Kendini sevdiğinde insanların seni sevmesi kolaylaşır. Biri kolay kolay canını yakamaz.

En önemlisi de hata yapmaktan korkma.  İnsan hatalarıyla büyür. Aldığı risklerle hayatı şekillenir. Özgüvensiz olursan insanların, çevrenin seni ittiği hayatı yaşamaya mahkum olursun. Güven, yürüdüğün yolda sana ışık tutacak ve pürüzleri, çıkmaz sokakları gösterecek sana. 

Ben de korkuyorum bazen, kendimden emin olamıyorum. Örneğin ben geçen sene herkesin içinde dans etmeyi bırakın arkadaşlarımın yanında bile dans edemezdim. Gerçekten bu konuda berbatım. Öyle böyle değil ama artık bu kendi içimde barışmış olduğum ve kendimle dalga geçtiğim bir mesele oldu. İçimden geldiği gibi davranıyorum. Kimse bana bakıp da dalga geçmiyor ya da benzeri bir şey yapmıyor. 

Kendine güvenmeyip yapmaktan vazgeçtiğin şeyler belki de hayatını değiştirecekti. Bu anları, bu minicik anları neden kaçırasın ki? 

Her şeyi göze alarak yaşamamız gerekiyor hayatta evet, ama bazı anlarda bazı şeyleri umursamayı bırakmalısın. Sırtın dimdik, bir şeyleri korkmadan çekinmeden yapmalısın. Kendi sev ve kendine inan. Kendine iyi davran. Görüşmek üzere! 


14 Temmuz 2016 Perşembe

Kalanlar | Tezer Özlü | Alıntılar

Herkese merhaba tekrardan! Az önce instagrama yorumunu girdiğim 'Kalanlar' Özlü'den okuduğum ilk kitaptı ve benim için özel olan kalemlerden biri oldu,olacak. Beğendiğim onlarca alıntı var. Bu yüzden sizinle paylaşmak istedim. Umarım sizin de hoşunuza gider.


             


11 Temmuz 2016 Pazartesi

LİSE | Liseye başlamak, Teog, Arkadaşlıklar, Benim Tecrübelerim

Herkese merhaba! Kitaplar dışında en çok soru aldığım konu,lise. Lisenin ilk günü nasıldı,arkadaşlık kurmak zor oldu mu? tarzı onlarca soru aldım ve nihayet *davullar çalsın* bu konu hakkında bir blog yazısı yazıyorum!

                      

21 Mayıs 2016 Cumartesi

Tersyüz | Amy Harmon | Alıntılar

Herkese aylar sonra selam. Sözde blogta çok aktif olacaktım ama nerede... Bookstagramda bile aktif olamıyorken,bir de araya Youtube girince,e tabi bir de buna ek olarak okul diye bir faktör söz konusu olunca yalan oldu. Hazır Tersyüz'e bayılmışken ve her bir yanı post-it doluyken neden alıntıları paylaşmıyorum diye düşündüm. Keyifli okumalar!

Kitabın yorumunu instagramda yaptım. Buradan ulaşabilirsinizz!



1 Ocak 2016 Cuma

2015 Favori Şarkılarım!

2015 boyunca bıkmadan dinlediğim şarkıları tek tek yazdım bu sefer sizin için. Sayıları oldukça fazla. Umarım severek dinlersiniz!

 

25 Aralık 2015 Cuma

2016'da Çıkmasını Beklediğim Kitaplar

Herkese merhaba! Blogu açıp kaçtım,farkındayım. 2016'dan itibaren düzenli bir şekilde kullanacağım blogu. Kendime ve beni gerçekten de okuyan birileri varsa onlara söz olsun!

Bu postta meraktan çıldırdığım,çevrilmesi ve ülkemizde yayınlanması için çıldırdığım kitaplardan bahsedeceğim birazcık.

25 Eylül 2015 Cuma

Meleklerin Kanı (Guild Hunter #1) | Kitap Yorumu


Özgün Adı: Angels' Blood

Yazarı: Nalini Singh
Çeviren: Bige Turan Zourbakis
Basım Tarihi:  Eylül 2015
Sayfa Sayısı: 399
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Goodreads Puanı: 4.12
Liste Fiyatı: 25 tl



Tehlikeli bir yakışıklılığa sahip olan New York Başmeleği Raphael,vampir avcısı Elena Deveraux'ya bir iş teklif etmişti. Ancak Elena'nın bu sefer peşine düşmesi gereken yolununu şaşıran bir vampir değil,çok daha tehlikeli,çok daha deli bir avdı.
 Avının peşinde Elena bir yandan hızla tutkunun peşine sürüklenirken,bir yandan da hayatı için mücadele ediyordu ve hayatını kurtarsa bile Raphael'in baştan çıkaran dokunuşlarına yenik düşmesi kaçılınmazdı. Çünkü başmeleklerin oyunu olduğunda ölümlülerin hiç şansı yoktu...